 |
|
Tasavvuf Risalesi |
| Yazar: Ahmet Mahmut Ünlü
|
| Okuyucuların değerlendirmesi: |
| |
| Bu eser için henüz yorum yazılmamış. İlk yorumu yazan siz olun. | | 12,00 TL |
|
| |
| |
| |
| |
| |
| |
- Önsöz
- İçindekiler
- Yorumlar
Son ve ekmel din olan ve onbeş asırdan beri temel kaynakları Allah-u Tealâ'nın izniyle muhafaza edilerek bize kadar ulaşmış bulunan İslam Dini, kıyamete kadar insanları nura, hida¬yete ve kurtuluşa çağırmaya devam edecektir.
İnsanlar için dünya ve ahiret saadetinin kaynağı ve garantisi olan bu dinden, herkes, ona layık olduğu miktarda, samimiyeti ve gayreti ölçüsünde nasibdar olur.
Bu dünyada hedefini şaşırmadan, istika¬metini bozmadan yürümeyi başarabilenler için İslam Dini, hem bu dünyada, hem de âhirette saadet, selamet ve esenlik demektir.
İnsanların bu dünyadaki varoluş sebebi, Yüce Yaratan'a kulluk etmektir. Nitekim, yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'de,
"Ben, cinleri ve insanları ancak (bana) kulluk etsinler diye yarattım." (Zariyat Suresi:56)
buyurulmaktadır. Demek ki, insanların temel maksadı, Yüce Yaratıcı'ya kulluk vazifesi¬ni hakkıyla yerine getirmektir.
Bunun için Cenab-ı Hak (Celle Celâlühü), biz kullarına olan merhametinin bir tecellisi olarak, tarih boyunca, insanları uyarıcı peygamberler ve hidayet kaynağı kitaplar göndermiştir.
Peygamberlerin ve kitapların gönderiliş maksadı da insanlara, unuttukları kulluk vazi¬fesini hatırlatmak ve bu vazifenin nasıl ifa edi¬leceğini bildirmektir.
İşte peygamberler silsilesinin son ve altın halkası olan Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz, bu kutlu elçiler kervanının sonuncu¬sudur. O'nunla beraber peygamberlik dönemi de kapanmıştır, ilahî kitaplar dönemi de.
Artık kıyamete kadar gelmiş ve gelecek olan bütün insanlık, o Yüce Peygamberin getir¬diği Kitap ve onun öğrettikleri ile yolunu aydın¬latmak ve istikamet bulmak durumundadır.
Şüphesiz ki Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz, normal bir insan ömrü içeri-si¬ne sığdırılabilecek en mükemmel ve fedakârâ-ne çalışmayı yaparak ümmetine ve bütün insanlı¬ğa Allah-u Tealâ'nın emirlerini ve biz kulların-dan beklediklerini hakkıyla açıklamış ve vazife¬sini en mükemmel şekilde yerine getirerek Refik-i A'lâ'ya kavuşmuştur.
Artık O'ndan sonra bu ümmete dinini, Kitab'ı ve Sünnet'i, O'nun varisleri olan ulema öğretecektir. Zira Ebud Derda (Radıyallahu Anh) dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte Aleyhissalâtu Vesselam Efendimiz şöyle buyurmuştur:
"Alimler, peygamberlerin varisleridir."
(Tirmizî, İlim:19, No:2682, 5/48, Ebu Davd, İlim:l, No:3661, 2/341)
Şu halde dinimize ait herhangi bir mese¬leyi kendimiz bizzat çözemiyor isek, yani ule¬ma zümresinden değil isek, peygamberlerin va¬risleri olan ulemaya gitmeli ve çözümü onlar¬dan sormalıyız.
Tarih boyunca müslümanların tavrı hep böyle olagelmiştir. Bunun için idareciler ve hü¬kümdarlar ulemaya büyük ehemmiyet (önem) vermişler ve cemiyetin salahının da fesadının (toplumun düzelmesinin de bozulmasının) da ulemaya bağlı olduğunun şuurunda bulunarak ilmi ve alimi icabeden mevkiye çıkarmışlardır.
Ne zaman ki teşbihin ipi koptu, imamesi kayboldu ve taneleri dağıldı, işte o zamandan beri İslam Dünyasında korkunç bir başıboşluk ve dağınıklık meydana geldi.
Alim-cahil birbirine karıştı; edeb kaybol¬du, ahlak tefessüh etti (bozuldu), zühd ve takva ölçüleri hatırlanmaz oldu. Kalpleri dünya hırsı ve nefsanî istekler kapladı, ahiret unutuldu. Sevgi-saygı kalktı, kardeşlik bağları koptu. Tam bir âhir zaman manzarası hakim oldu.
Bu hercümerc (kargaşa) içinde Kur'an-ı Kerim'in ve Sünnet-i Seniyye'nin hüküm ve hakikatini yakalamak, doğruları yanlışlardan ayırmak ve insanlara aktarmak adeta akıntıya kürek çekmek kadar zor, ama bir o kadar da za¬ruri ve mes'uliyetli bir iştir...
Günümüzde İslam adına söz söyleme mev¬kiinde olan-olmayan herkesin İslam adına ko¬nuştuğu acı bir gerçektir. Birkaç kitap karıştır¬mak, dergi ve gazete sütunlarında neşredilen yazıları takip etmek, sanki insanımıza İslam Dini hakkında hüküm verme selahiyeti (yetkisi)
bahşediyormuş gibi, artık her ferdin kendisine göre bir doğrultusu var. Adeta herkes herşeyi biliyor, herkes, her konuda doğruyu sadece kendisinin bildiğini düşünüyor.
İslam Dini ile ilgili her konunun, olur ol¬maz her yerde ve doğru yanlış demeden her¬kesle konuşulduğu, tartışıldığı böyle bir ortam¬da gerçekler ile yalanların, doğrular ile eğrilerin birbirine karışması da tabiidir.
Hiçbir İslamî saha kalmadı ki, hakkında büyük bir gayretkeşlikle şüphe uyandırılmasın. Kur'an-ı Kerim hakkında tartışmalar yapılıyor, Sünnet-i Seniyye tartışılıyor, Fıkıh, Tefsir, Ke¬lam münakaşa konusu yapılıyor.
Tabii Tasavvufun da bu tartışmaların dı¬şında tutulması beklenemezdi. Tartışılan ve tartı¬şıldıkça insanların gözünde -tartışanlar ehil kim¬seler olmadığı için- kadr-ü kıymetleri adeta kü¬çülen bu İslamî müesseseler arasında maalesef ki Tasavvuf, inkardan en büyük payı almıştır.
Tasavvufun ilgi alanına giren meseleler meyanında (arasında) öyleleri var ki, insanlar, iki ucu keskin bir kılıçla oynadıklarının farkın¬da olmadan, başkalarını tenkid ederken, kendi ayaklarının kaymasına yol açıyorlar.
İtikad ile ilgili olan böyle meselelerde tem¬kini ve ölçüyü hiçbir zaman elden bırakmamak icabettiğini unutuyorlar.
Maksadı, nefis tezkiyesi ve ahlak tehzibi (huyları düzeltmek) olan; insanları, bu dünya hayatında nefsin ve şeytanın binbir tuzağına düşmeden salimen hedefe ulaştırmaktan başka bir amaç gütmeyen Tasavvuf erbabı hakkında yerli yersiz yapılan itham ve karalamalar karşısında böyle bir çalışma yapmayı bir vazife bildik.
Bu kitabın hazırlanış amacı, Tasavvufu bütünüyle tanıtmak ve anlatmak değildir. Bu maksatla yazılmış bol miktarda eser zaten var¬dır. Bizim burada yapmak istediğimiz, Tasavvuf denilince akla gelen münakaşalı konuları ele alıp, bu konularda hakikati ortaya koymaktır.
Risalede Takip Edilen Usûl
1- Ele aldığımız her meselenin, önce lügat
ve ıstılah anlamlarını izah ettik.
2- Sonra Kur'an ve Sünnet'ten o meseleye
delalet eden nass (delil) leri zikrettik.
3- Selef-i Salihin (Geçmiş büyükler) in o
mesele hakkındaki görüşünü veya o mesele ile
ilgili durumunu zikrettik.
4- O mesele hakkında günümüzde yapılan
ve geçmişte yapılmış münakaşaları, Soru-Cevap tarzında ele aldık.
5- Ele aldığımız her meselede gerek delil¬
leri, gerekse kavilleri, aslî kaynaklarına havale
ettik ve kaynaklardaki yerlerini gösterdik.
6- Ele aldığımız konularda zikrettiği-miz hadis-i şeriflerin, zayıf veya uydurma riva-yetler olmamasına dikkat ettik.
Tasavvuf büyüklerinin kitaplarında, Hadis ulemasının zayıf veya uydurma dediği bir kısım rivayetler bulunduğu herkesin malumudur.
Biz, her sahada, o sahanın kendi mütehas¬sıslarının görüşlerine başvurulması icab ettiği düşüncesiyle, hadis-i şerifler konusunda da Ha¬dis alimlerinin görüşlerinin dışına çıkılmasını doğru bulmadık.
7- Şimdiye kadar Tasavvuf hakkında
yazılmış kitaplarda görmeye pek alışık olmadı¬
ğımız birşeyi bu kitapta yapmaya çalıştık. Belki
bu kitabı farklı yapan bir özellik de şudur:
Bilindiği gibi Tasavvuf karşısında yer alan ve Tasavvufu kabul etmeyen çevrelerin, görüş¬lerim delillendirirken sık sık başvurdukları ve istifade ettikleri iki şahıs vardır: İbn Teymiyye ve talebesi İbn Kayyım. Bu iki zat hakkındaki sözler oldukça uzun boyludur.
Burada bunlarla iştigal etmeden şunu söy¬leyelim ki: Bu iki zatın Tasavvuf ile ilgili mese¬leler hakkındaki tavırları, sözünü ettiğimiz çev¬relerin onları istismar ettiği ölçüde ve boyutlar¬da değildir. İbn Teymiyye ve İbni Kayyım, bir müessese olarak Tasavvufa karşı değildirler. Onların kitaplarının iyi tetkik edilmesi ile bu nokta aydınlığa çıkacaktır.
Bu iki zatın Tasavvuf erbabı ile anlaşama¬dığı belli meseleler vardır. Bunları inkâr etmi¬yoruz. Hatta yeri geldiğinde Tevessül gibi me¬seleleri ele aldığımızda, onların görüşlerini de tenkit süzgecinden geçirdik. Fakat bu durum, onların Tasavvufa tamamıyla karşı olduklarım göstermez.
Onların kitaplarını inceleyenler, başta Se¬leften Haris-i Muhasibî, Fudayl ibni İyâz, Ebu Yezid (Bâyezid)-i Bistamî, Cüneyd-i Bağdadî, Abdülkadir-i Geylanî gibi büyükler olmak üze¬re, birçok Tasavvuf önderinden övgüyle bahset¬tikleri, ele aldıkları Tasavvufî meselelerde on¬ların görüşlerini ihticac amacıyla (delil olarak) kullandıklarım göreceklerdir.
İbni Teymiyye ve İbni Kayyım'ın büyük yanlışları varsa da onlar bile bu günkü tasavvuf düşmanlarından daha insaflıdırlar.
8 - Başta da söylediğimiz gibi, bu kitap, Tasavvufu tanıtmak ve anlatmak maksadıyla yazılmadı. Maksadımız, münakaşa konusu yapı¬lan belli başlı meseleleri incelemektir. Bu se¬beple Tasavvuf çerçevesine giren pek çok ko¬nuya bu kitapta hiç değinilmemiştir.
Bizim burada ele aldığımız konular: Ta¬savvufun tarifi, menşei, tarihçesi, Kur'an ve sünnet'den delilleri, ehli tasavvufun halleri gibi konulardır.
Gayemiz, hakkın ortaya çıkması içindir. Tevfik Cenab-ı Haktandır. Yaratılış gayesi
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in şanı
Âlimlerin makamı
Tasavvufun inkarındaki sebepler
Risalenin te'lif sebebi
Risalede takibedilen usul
Tasavvufun tarifi
Tasavvuf erbabının, tasavvufu farklıtanımları
Tasavvuf hakkındaki tariflerin dayandığı ayet ve hadisler
Fakr'ın tarifi
Peygamberi seveni bekleyen zorluklar
Ehli tasavvufun tarifi
Rıza makamı
Tasavvufun Kuran ve sünnetle irtibatı
Takva, zühd, ve ihlas kavramlarının tasavvufla ilgisi
Nefis tezkiyesinin Kur'andaki delilleri
Kalp selâmetinin önemi
Kalp temizliğine ulaşmanın yolu
Allah-u Tealâ'nın kulunu gözetmesi
Allah-u Tealâ'nın kuluna yakınlığı ve beraberliği
İhsan makamı
Müşahede makamı
Tasavvufun kazandıracağı hal
Namazın zahirî ve batınî iki yönü
Mü'minlerin temel özellikleri
Allah dostlarının sıfatları
Tarikatın Kur'an ve Sünnetten delilleri
Resulullah (Sallallahıı Aleyhi ve Sellem) in tarikat kurmaya müsaadesi
Tarikatın güzel bir sünnet olduğu
Müfessirlerin tarikat hakkındaki görüşleri
Şir'at ve Minhac kelimelerinin manaları
Tasavvufun tarihçesi
Tasavvufun felsefeyle ilgisi olmadığı
Kur'an-ı Kerim'in zikre verdiği önem
Abdullah ibni Mübarek Hazretlerinin zühd hayatına atılışı
Fudayl ibni lyad'ın zühd yoluna başlaması
Nefis ve şeytana uymayı kötüleyen
ayet-i kerimeler
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)e uymanın önemi
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ibadete düşkünlüğü
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in tevazuu.
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in Yumuşaklığı
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in ümmetini tezkiyesi
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in gönderiliş gayesi
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in, felah bulan kimseleri tarifi
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in dünyayı zemmi
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in dilinden zühdün tarifi
Ebu Bekr-i Sıddık (Radıyallahu Anh) ın, zühde teşvik etmesi
Hazreti Ömer (Radıyallahu Anh) in, nefismuhasebesiyle ilgili kıymetli bir sözü
Muhyiddin-i Arabi'nin, nefsi hesabaçekmek ile ilgili açıklamaları
Hazreti Ali (Radıyallahu Anh) ın hayırla ilgili tarifi
Namazda huşu' kazanmanın çaresi
Gerçek imana kavuşmanın alâmetleri
Selman-ı Farisî (Radıyallahu Anh) ı güldüren ve ağlatan üç şey
Ebud Derda (Radıyallahu Anh) ın kıymetli nasihatları
İbni Abbas (Radıyallahu Anh ın günahtan caydıran eşsiz sözleri
Eyüp (Aleyhisselâm) ın günahı
Sahabe ve onlardan sonra gelen tabakaların tasavvuf kaidelerini birbirine aktardıkları
Tasavvuf ile, diğer dinlerden esinlenme olan mistisizm'in farkları
Tasavvufun diğer dinlerden etkilendiği görüşüne reddiyeler
Tasavvuf hakkındaki münakaşalar
Asrı Saadette tasavvufun mevcud olduğuna dair deliller
Tasavvuf tabirlerinin Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in dönemindeki yerleri
Zikre devamın fazileti
Tasavvufta «Makamlar» ile «Haller»in tarifleri
Tövbenin Kur'an ve sünnetteki yeri
Haramlardan sakınma hakkında bir ayet ve bir hadis-i şerif
Zühdün Kur'an ve sünnetten delilleri
Fakr mefhumunun ayet ve hadislerdeki örnekleri
Sabr'ın faziletleri
Tevekkül'ün önemi
Rıza makamının üstünlüğü
Murakabe'nin lüzumu
İnsanın her konuştuğu söze dikkat etmesi gerektiği
Allah-u Tealâ'ya manen yakınlık
Allah-u Tealâ'yı sevmek
Allah-u Tealâ'dan korkmak
Allah-u Tealâ'dan ümitli olmak
Allah-u Tealâ'ya kavuşma arzusu
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in duaları Üns makamı
İtmi'nan hali
Müşahede makamı
Yakin'in tarifi ve fazileti
Tasavvuftaki makamlar
Tarikatteki haller
Kulun varacağı son nokta
«Makamlar» ile «Haller» in farkları
Tasavvuf erbabının Kur'an ve Sünnete riayetleri
Tasavvufta edeplere riayet
Tasavvufta hafızlığın ve hadis ilminin önemi
Sünnete uymayanın durumu
Tasavvufun yedi temel kaidesi
Dervişliğin manası
İmam-ı Rabbani Hazretlerinin tasavvuf hakkındaki görüşleri
Tasavvuf ehlinin Kur'an-ı Kerim'den çıkardıkları işarî manaların delilleri
Sapık Şîa mezhebine reddiye
Tarikatın şeriata uygunluğu
Bazı tasavvuf büyüklerinin şeriat'a ters gibi görünen sözleri
Tasavvufun Asrı Saadetteki yeri
İlimlerin Asrı Saadetten sonra sistemleştiği
Tasavvufun aslının ortaya çıkışı
Tarikatlar arasındaki farklılıkların izahı
Mezhepler arasındaki ihtilaf
Hadis imamları arasındaki görüş farklılıkları
Akaid imamları arasındaki ayrılık
Sapık tarikatların kabul edilemeyeceği
Kalenderiye, Hayderiye ve Ibahiye mensuplarına reddiyeler
Sapık şeyhlerden sakınmak gerektiği
Şeriat, Tarikat, Hakikat ve Marifet tabirlerinin manaları
Tarikata girmenin gayesi
Keşif ve kerametlerin maksatlardan sayılmadığı
Tarikata girmenin ne sebeplerden dolayı şart olduğu
İbadetlerin özü ve ruhu
İhlas ve niyetin önemi
Tasavvufsuz bir hayat düşünülemeyeceği
Bir mürşide bağlanmanın lüzumu
Vesile aramanın manası
Zamanımızda mürşidsiz Allah'a kavuşmanın mümkün olmayacağı
Mürşid bulmanın gerekliliği hakkında
Risale-i Kudsiyye'den beyitler
On makam
Mürşidsiz Allah'a kavuşmanın süresi
Şeyhi olmayanın şeytana tabi olacağı
Nefsin tuzakları
Geçmiş büyüklerin mürşidlere bağlılıkları
Mürşid bulmakla ilgili Mesnevî'den beyitler
Tasavvufun insanı tembelleştirdiği iddiasına cevaplar
İslâm'ın yayılışında tasavvufun önemli yeri
Her yüz senede bir gönderilen müceddid
Hacı Mahmud Efendi Hazretlerinin müceddidlik vasfı
Bazı tasavvuf büyüklerinden sadır olan şeriata ters bir takım ifadelerle ilgili yorumlar
Tasavvuf ehlinin Allah'ın rahmeti olması
Sekir halindeki kişinin mazur olduğunun delilleri
Sahabe-i Kiramdan şeriata muhalif gibi görünen bazı haller
Tasavvuf ehli ile zahirî ilim erbabı arasıda ihtilaf olup olmadığı
Zahir ulemasının ulularından tasavvuf ehli olanların bazıları
İmam-ı Azam'ın etrafındaki büyükler
Zü'1-Cenâhayn olan bazı büyükler
Hadis ehliyle fıkıh ehli arasındaki bazı ihtilaflar
İbni Teymiye ile ibni Kayyım'in durumu
Hallâc-ı Mansur hakkında âlimlerin farklı görüşleri
Hallâc'ın öldürülmesinin sebebi
Şiblî (Kuddise Sırrıhu) nun Hallaç hakkındaki Sözü
|
|
|
 |
|
|
Birlikte izlenen eserler |
| |
| Dünya Sevgisi |
3,00 TL
 |
| Kıskançlık |
3,00 TL
 |
| Komşu ve Akrabalık Hakları |
3,00 TL
 |
| İslam'dan Utananlar |
3,00 TL
 |
| İslam'da Ticaret |
3,00 TL
 |
| İslam'da Namaz |
3,00 TL
 |
| Emante Hiyanet |
3,00 TL
 |
| Faiz |
3,00 TL
 |
| Göz ve Nazardan Korunmak |
3,00 TL
 |
| Abdussamed MP3 Hatim CD |
5,00 TL
 |
 |
|